10.07.2009-11.07.2009 3.EĞİTİM SEMİNERİ Avrupa Birliği Sınır Ötesi İşbirliği kapsamında Babaeski Ticaret Borsası ile Bulgaristan Yeşil Burgas Vakfı ve Burgas Ziraat Odası arasında uygulanan ‘Tarımsal Sürdürülebilirlik ve Verimlilik Projesi’ faaliyetlerinde yer alan 3. Eğitim semineri 10.07.2009-11.07.2009 tarihleri arasında Babaeski Ticaret Borsasının toplantı salonunda gerçekleştirilmiştir.Eğitim seminerinin ilk gününde oturum saat 9.00 da Ziraat Mühendisi Süleyman Cenker TÜFEKÇİ’in sunumuyla gerçekleştirildi.3.Ayçiçeği ve kanola yetiştiriciliği konularında yararlı olabilecek bilgiler verildi.3. eğitim seminerinin 1. Gününde Ayçiçeği konusunda, 2. Gününde ise Kanola yetiştiriciliği konularında bilgiler verildi. Saat 9.00’da başlayan oturumda ayçiçeğinin toprak ve iklim istekleri konusunda bilgiler verildi.Ayçiçeğinin kumsal topraklardan ağır yapıdaki killi topraklara kadar her türlü iyi drenaj sağlanmış topraklarda tarımının yapılabileceği vurgulandı.Sonbahar ve ilk bahar toprak işlemeleri konusunda bilgiler verildi. Saat 11.00’deki oturumda ayçiçeği yetiştirme tekniği konusunda katılımcılar bilgilendirildi.Bu kapsamda ayçiçeğinde ekim konusu üzerine birtakım açıklamalar yapıldı.En uygun ekim zamanının toprak ısısının 8-10 0C olduğu bunun altındaki sıcaklıklarda iyi bir çimlenme sağlanamadığı vurgulandı..Ekimde kullanılan tohumluğunda önemli olduğu ,tohumluk seçiminde orabanşa dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi gerektiği katılımcılara anlatıldı.Ayçiçeğinde ekimin günümüzde pnömatik makinalar ile belli standartlar dahilinde yapıldığı,toprak yapısı ve çeşit gibi etmenlere göre değişebilen ancak standart olarak sıra arası mesafenin 70 cm, sıra üzeri mesafenin 25-35 cm ve dekarda istenen yaklaşık bitki sayısının 4000- 5500 arasında değişebileceği vurgulandı. Saat 13.00’deki oturumda ayçiçeği tarımında yıllık bakım işleri konularında katılımcılara bilgiler verildi. Tekleme hakkında bilgi verildi.Ancak ekimde hassas ekim makinaları kullanıldığında tekmeye ihtiyaç duyulmamaktadır.Ayçiçeğinde yıllık bakım işlerinden çapalama ,sulama, gübreleme, münavebe konularında katılımcılara pratik bilgiler aktarıldı.Ayçiçeği tarımında yabancı ot mücadelesi ,kültürel, mekanik ve kimyasal yolla nasıl yapılabilir konusu üzerinde duruldu.Ayçiçeğinin önemli hastalıkları tanıtılarak bunlarla nasıl mücadele edilebileceği,ne tür önlemler alınabileceği üzerine açıklamalar yapıldı.Ardından ayçiçeğinin önemli zararlıları incelenerek bunlarla bunlarla mücadele yolları incelendi.Özellikle bu kapsamda ayçiçeğinde önemli verim kayıplarına neden olan orabanş zararlısı üzerinde önemle duruldu ve bu konuda dayanıklı tohum çeşitlerinin kullanılmasının yararları anlatıldı.Son olarak ayçiçeğinin hasat ve depolanmasından bahsedildi. 3.Eğitim seminerinin 2. Gününde oturum saat:9:00’da Süleyman Cenker TÜFEKÇİ’in Kanola tarımı konusunda katılımcılara bilgi verdi.Kanolanın ülkemize giriş tarihçesinden bahsedildi.Bu doğrultuda;Bitkisel yağ kaynağı olarak yağlı tohumlu bitkilerin üretimi açısından 3. Sırayı almaktadır.Ülkemize balkanlardan gelen göçmenler ile kolza adı ile 1960 yıllarında getirilmiş ve Trakya’da ekim alanı bulmuştur.Ancak kolza ürününün yağında insan sağlığına zararlı Erusik asit,küspesinde hayvan sağlığına zararlı glukosinolat bulunması nedeniyle 1979 yılında ekimi yasaklanmıştır.Kolzada erusik asit ve glukosinolat ihtiva etmeyen çeşitler araştırmalar sonucu geliştirilmiştir.Bu çeşitler ilk önce Kanada’da ıslah edilmesi nedeniyle ayrıca kolzanın bu kötü imajını unutturmak amacıyla kanola adı verilmiştir. Ülkemizde rapiska, rapitsa, kolza isimleriyle de bilinen kanola, kışlık ve yazlık olmak üzere iki fizyolojik döneme sahip bir yağ bitkisidir. Kanolanın iklim ve toprak istekleri konusunda bilgiler verildi. Kanola bitkisi kışlık ve yazlık olarak yetiştirilebilmektedir. Ülkemizde genellikle kışlık kanola tarımı yapılmaktadır. Kışlık kanola kışa kar altında -15 oC'ye kadar dayanıklıdır.Ayrıca Kanola bitkisi kumlu ve hafif topraklar dışında hemen hemen her toprakta yetişmektedir. Ayrıca kanolada toprak hazırlığı ve konusunda katılımcılara bilgi verildi.Kanola tohumu çok küçük ve çimlendikten sonra toprak yüzeyine çıkış gücü düşük olduğundan tohum yatağının iyi hazırlanması gerekmektedir. Ekim zamanı toprak ısısı ile yakından ilgilidir. Çimlenmenin iyi olabilmesi için toprak ısısı en az 10-12 oC olmalıdır.Öte yandan Her yıl kontrollü olarak üretilen sertifikalı tohumlukların üreticiler tarafından alınması gerekmektedir. Alınacak tohumluğun ekileceği bölgede denenmiş ve kış soğuklarına dayanıklı olması gerekmektedir. Ekilen kanola çeşidinin yağ oranı da %40'ın üzerinde olmalıdır. Bunun yanında kanola ekim şekli, bakım,gübreleme konuları ile ilgili üreticilerimize pratik bilgiler verildi. Kanola ekimi yonca ekim makinesi gibi küçük tohumları ekebilen mekanik (şanzımanlı) ya da pnomatik mibzerlerle yapılabilir. Üreticiler gelişmiş hassas ekim makinelerini kullanarak, sıra arası, sıra üzeri ve ekim derinliğini kolaylıkla ayarlayabilirler. Kanola ekiminde sıra arası mesafe 17-30 cm ve sıra üzerindeki bitkiler arasındaki mesafe ise toprak verimliliği ve yağış durumuna bağlı olarak 4-6 cm arasında olabilir. Ekim derinli 1.5 cm civarında olmalıdır. Kanola tarımında doğru bir gübreleme yapılması için üreticilerin topraklarını analiz yaptırması şarttır.Gübreleme ve gübre çeşitleri ile ilgili üreticilerimize detaylı bilgiler verilmiştir.Kanola tarımında yabancı ot mücadelesi ve kanola hastalık ve zararlıları konularıyla ilgili bilgiler verildi. Yabancı ot mücadelesi kanolanın ilk yetişme devresinin ilk ayında çok önem taşır ve yapılması % 20-30 oranında daha fazla verim alınmasını sağlayabilir.Yabancı otlarla kültürel ve kimyasal yolla mücadele anlatıldı. Kanolanın önemli zararlıları toprak pireleri, tarla salyongozu, kanola sap hortumlu böceği, lahana böceği ve yaprak bitidir. Özellikle Trakya'da bazı lokasyonlarda lahana böceği zararı fazladır . Lahana böceği yaprakların öz suyunu emerek beyazlama yapmakta ve önemli verim kayıplarına neden olmaktadır. Kanolanın önemli hastalıkları ise mildiyö, kolza kök uru, kurşuni küftür. Trakya'da hastalıklar pek yaygın değildir. Bu hastalık ve zararlılar ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Kanolanın tohum bağlamasıyla ilgili bir takım bilgiler verilmiştir.Bu doğrultuda kanola çiçeklenme döneminde tozlanma (döllenme) için çeşidin kendine tozlanmasının az veya çok olmasına bağlı olarak bal arılarına ihtiyaç duyar. Bu nedenle çiçeklenme dönemindeki süre de kanola üretim tarlaları yakınında arı kovanı bulunması harnuplarda (kapsüllerde) döllenme, dane tutmayı artırır.Son olarak kanola hasadını incelediğimizde Kanola, havaların sıcak veya yağışlı gitmesine ve çeşitin erkenciliğine bağlı olarak çiçeklenmeden 40 ile 50 gün sonra hasat olumuna gelmektedir. Kanola hasat olumuna geldiğinde bitkilerin sap, yaprak ve kapsülleri tamamen kuruyup sararır, sarı bir renk oluşur. Tohum kahverengine dönüşmüşse hasat zamanı gelmiş demektir. Tohumdaki hasat rutubeti %10-12 düzeyinde olmalıdır. 10.07.2009-11.07.2009 tarihlerinde gerçekleştirilen 3.Eğitim semineri Türk eğitmenlerimizden Süleyman Cenker TÜFEKÇİ ; projemizde görevli 40 kursiyere sunumuyla tamamlanmış bulunmaktadır. |
|
| Bu proje Avrupa Birliği Tarafından Finanse Edilmektedir. This project is founded by EU Commision. |